Pazartesi, Ekim 12, 2026
17.2 C
Londra

Not Etiketleri

alternatif eğitim

Devlete ait okul öncesi programları çocuklar için zararlı!

Devlete ait okul öncesi programlarının, çocuklar için yarardan çok zarar verdiği ortaya çıkmaya devam ediyor. Vanderbilt Üniversitesi araştırmacıları, Tennessee Okul Öncesi programında yaptıkları çalışmada randomize toplanan uzun vadeli sonuçları takip ettiler. Altıncı sınıfa kadar, devlete ait kurumlardaki okul öncesi programlara katılan çocukların, katılmayan öğrencilerden daha kötü durumda olduğunu keşfettiler. Okul öncesi programına katılan öğrenciler; Üçüncü sınıf akademik sınavlarında daha kötü performans gösterdiler. Altıncı sınıfta okuma, matematik ve fen testlerinde kontrol grubundan daha düşük puan aldılar. Bu başarı boşluğu altıncı sınıfa kadar büyümeye devam etti. Daha da önemlisi davranışsal olarak okul öncesi programı öğrencilerinin, okul düzeyine geldiklerinde disiplin suçu işleme, şiddet veya okula silah getirme gibi ciddi suçlar için disiplin cezası alma olasılıkları daha yüksekti.
Vanderbilt Üniversitesi
Editör
Ev Okulu
Yorum Yap

Okullu ve Okulsuz Öğrenim Karşılaştırması

Okul eğitiminde; önceden belirlenmiş bir hedefe yönlendirilen öğrenci mevcut A bilgi durumundan B'ye doğrusal bir yol boyunca sürüklenir. (mavi yol) Süreç yavaş ve etkisizdir. Buna karşılık, öğrenmeye hevesli ama okula gitmeyen kişi, kırmızı renkli yolda görüldüğü şekilde öngörülemeyen yolları takip eder. Dolanık kırmızı yolun uzunluğundan anlaşılacağı üzere toplam bilgi kütlesi, okula nispetle oldukça büyüktür. Okul öğrencisi, B hedefine göre ayarlanmış bir okul testini geçebilir. Okula gitmeyen bir öğrenciyse bu testi geçemeyebilir. (ortadaki siyah çizgi) Fakat bir "çıkar kriteri" ölçen test yapılırsa tüm rekabet yok olur ve okulsuz öğrencinin geride kalmadığı anlaşılırdı. (yeşil çizgi) Dünyanın çoğu, önceden tanımlanmış bir toplum için önceden tanımlanmış hedeflere (B) ulaşmaya taparken, doğal öğrenme içgüdüsünü (öğrenme dürtüsü) keşfetmekte başarısız olmaya devam ediyoruz. Ve bu süreçte mutsuz toplumlar inşa ediyoruz.
Editör
Doğal GelişimEğitim
Yorum Yap

OKUL, ÖĞRENME SEVGİSİNİ BU ŞEKİLDE YOK EDER!

Öğrenme dürtüsü, bir çocuğun peşinden gitmek istediği tutkular ve ilgi alanları kümesidir. Okul öğrenmesi, okul sistemi tarafından belirlenen bir dizi ödül ve cezadan oluşur. Okulların bilgiyi müfredata göre seri hale getirmesi nedeniyle müdahaleye açık ve karmaşıktır, kısa süreli ezbere yol açar. Serbest öğrenme, ödül derecesini kendi belirlemesi sebebiyle basit, kalıcı, tutarlı ve uygulanabilir anılar oluşturur. Ödül güçlüdür ve ceza yoktur. Bu, öğrenme dürtüsünün gelişmesini sağlayarak başarıya götürür. Okul zorlaması ise öğrenme tutkusunu yok eder ve öğrenilmiş çaresizliğe yol açar. Öğrenme dürtüsünü zayıflatır, bilgi kalitesini düşürür. Ödül sinyali zayıftır ve talebe bağlı gelişmediği için tutarlılık oluşturmaz. Buna karşılık öğrenme dürtüsü içsel arzuları koruyarak zorlamalara karşı isyan eder. Sonuçta çoğu çocuk okuldan nefret eder, öğrenme sevgisini kaybeder ve sisteme boyun eğerek köleleşmeyi kabul eder.
Editör
Doğal GelişimEğitim
Yorum Yap

Öğrenmede Kristalleşme Metaforu

Eğitim sistemlerinde ilk sütun gibi mükemmel bir bilgi kristali oluşması beklenir. Fakat gerçekte olan ikinci sütundakidir. Çoğu çocuk için, bilgi hiçbir zaman yeterli tutarlılık oluşturmaz ve müdahale nedeniyle dağılır, yani unutulur. Dolayısıyla ilk sütunda beklenen olmaz. Gerçekte ise okul eğitiminde, bilgi asemptotik olarak belirli bir hacme ulaşır ve bu noktadan sonra istikrar ve tutarlılıkta çok az ilerleme olur. Buna karşılık, serbest öğrenmede, bilginin kazanılması kaotik ve düzensizdir. Ancak, öğrenme dürtüsüne dayandığı için, bilgi hacmi çok büyüktür, tutarlı ve uyumludur. Bu da bilginin istikrarına ve daha fazla entegrasyonuna yardımcı olur. Özgür öğrenciler, sıradan öğrencilerden çok daha fazlasını öğrenir. Üçüncü sütunda olduğu şekilde. Özgür bilginin birden fazla güç alanı ve birden fazla zayıflık alanı vardır. Ancak, tutarlılık açısından daha üstündür. Bu nedenle problem çözmede daha uygulanabilir yapıdadır.
Editör
Doğal GelişimEğitim
Yorum Yap

Sadece oturma zorunluluğunun kaldırılıp serbest düzene geçilmenin neticesi

Ve geçtiğimiz günlerde sınıftaki öğrencilerden biri, sınıfımızın fotoğrafının yayınlandığı bir dergiyi getirdiğinde ilk kez bir öğrencinin sınıfını bu kadar sahiplendiğine şahit oldum. Bu sahiplenme hissi öğrencilerimi çok güçlendirdi ve sınıftaki oturma düzeni değişikliği onlar üzerinde önemli bir etki yarattı. Benim sınıf düzeni konusunda risk almamı model alan öğrenciler kendi öğrenmelerinde daha fazla sorumluluk almaya başladılar.
Editör
Eğitim
Yorum Yap

Montesorri yaklaşımının temeli bireysel eğitime dayanır.

👉 Yetişkinin çocuğun gelişim sürecinde yapabileceği tek şey çocuğun önündeki engelleri kaldırmak ve onun ihtiyaçlarını karşılamaktır. 🔸 Bu yaklaşımda her çocuğun kendine özgü bir birey olduğu ve kendi kapasitesi doğrultusunda öğrenebildiği kabul edilir. 👉 Çocuklara araştırma, deneme, hatalar yapma ve bunları kendi kendilerine düzeltebilmeleri için fırsatlar tanınmalıdır. 🔸 Eğitim çocuğun sahip olabileceği deneyimleri zenginleştirme ve tecrübelerini ilerletme yönünde ona olanaklar sunulmasıyla mümkün olabilir. 👉 Öğretilecek olan bilgiler, çocukların anlayabileceği düzeyde somutlaştırılır ve ezber kaygısı olmadan öğrenilmeleri için de bir takım yöntem ve materyallerle sunulur. 🔸 Çocuklar istedikleri şekilde, özgürce dolaşma hakkına sahiptirler. 👉 Sınıflarda çocukların serbestçe hareket edebilmeleri ve kendi başlarına uygulamalar yapabilmeleri amaçlanır.
Editör
Doğal GelişimEğitim
Yorum Yap